Kıdem tazminatı mı, aylık artışı mı önde?
Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun, yüksek enflasyon ortamında emeklilik zamanlamasının her çalışan için farklı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Tek bir doğru tarih yok” uyarısında bulundu. Erdursun’a göre, kıdem tazminatı tavanı, emekli aylığı hesaplaması ve emeklilik sonrası çalışma planı, 2025 veya 2026’da emekli olmanın avantajını belirleyen en önemli faktörler arasında yer alıyor.
Aylık farkı ne kadar?
Erdursun, brüt 100 bin TL (net 75 bin TL) maaşla aynı işyerinde 10 yıldır çalışan bir kişi için mevcut emekli aylığının yaklaşık 30 bin TL olduğunu hatırlattı.
“Bu çalışan 2025’te emekli olursa aylığı ortalama 33 bin 900 TL, 2026’da emekli olursa 32 bin 200 TL civarında olur” diyen Erdursun, yüksek gelir grubundakiler için maaş artışlarının aylık kaybını kısmen dengeleyebileceğini ifade etti.
Kıdem tazminatında tablo farklı
Cumhuriyet’te yer alan açıklamaya göre Erdursun, 2025 yılı kıdem tazminatı tavanının 53 bin 919 TL olduğunu, bu durumda 10 yıllık çalışma karşılığında alınacak tazminatın yaklaşık 535 bin TL’ye denk geldiğini söyledi.
2026’da kıdem tavanının yüzde 20 artışla 647 bin TL seviyesine çıkabileceğini öngören Erdursun, “Borcu olmayan çalışanlar için bu fark ciddi bir avantaj yaratabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilik sonrası çalışmayı düşünenlere özel uyarı
“Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edecekler için 2025’te emekli olmak toplam geliri artırır; hem maaş hem emekli aylığı birlikte alınır” diyen Erdursun, çalışmayı tamamen bırakmayı planlayanların ise 2026’yı beklemelerinin kıdem tazminatı ve maaş artışları açısından uzun vadede daha kazançlı olabileceğini belirtti.
Sonuç: Herkes için farklı denklem
Erdursun, karar verirken kıdem tazminatı farkı, emekli aylığı değişimi, çalışma planı ve borç durumu gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle yüksek brüt maaşla çalışanların, bir yıl daha beklemenin ileride hem aylıkta hem de tazminatta önemli fark yaratabileceğini söyledi.
